AYAKİZLERİNİ BIRAKANLAR
GEZİ ANILARI
GRUP ÜYELERİNİN SAYFALARI
LİNKLER
HAVA TAHMİN
E-POSTA
KİTAP/YAYIN
ANA SAYFA-MENU

 


 

 

 


 

 


Bu sayfalar ile ilgili soru ve yorumlarınzı info@ayakizleri.org adresine gönderebilirsiniz

Bu sayfalardaki yapılan grafiksel çalışmalar, resimler ve yazılar ayakizleri grubuna aittir ve izinsiz kullanılamaz.



 
 


Eskiyayla - Erdemli Geçişi


Dün 4 Nisan pazar günü,hani derler ya "yoğurt gibi" bir havada,masmavi bulutsuz ilkbahar sabahı,Eskiyayla köyü odun deposunda tam 25 ayakizi yere ayak bastı.Allah bilir,en az 20'si onuncu kez buraya aşina.Güneş tepemizde sanki boza pişiriyor görünüyor amma ısıran bir soğuk hiç eksik değil,sanki "tundra yazı".Grup 20 dk.da Öküzyatağı çayırına vardı.Kısa bir orman geçişi ile Keltepe(Kartepe) manzaralı mola yerine ulaştık ve dee kış boyunca bizi hiç bırakmayan beyaz bir dostla tekrar buluştuk.Lakin bu sefer karda hiç batmadık- ee tabi ki 90 okkalık kendimi hariç tutarsak-.Mutad ,Domuzderesi inişini(yer yer 70 derece diklikte) yaptık ama ne iniş.Bata çıka,yuvarlana yuvarlana ıslana ıslana.İçinde kırmızı benekli gerçek alabalıkların yüzdüğü Akçay deresini(namı diğer Domuzderesi) geçip patikaya girdik.Kar tabakası giderek arttı ve amcamların (Ursus) ayakizleri zuhur etti.Vadiyi terkedip kuzey-kuzeydoğu tırmandık.Ormancılar dar patikayı dozer sokup yol haline getirmişler.Tepede tekrar güneşle barıştık ve polarlar fora!! Buradan Soğucak yaylaya varış için hep aklımda olan bir kestirme yapayım dedim (Nasıl olsa grup da canavar gibi zıpır zıpır). Patikasız ,ama yürüyüşümüze izin veren bir göknar ormanına daldık,sürpriz,önümüzde tatlı eğimli bir kayak pisti.Hani onca yolumuz olmasa ya da bügün ctesi olsaydı eğer bi allahın kulu bizi oradan saatlerce ayıramazdı.Mevsimin son karından doya doya yararlandık ve tahmin
ettiğim gibi kısa bir sürede Soğucak yaylaya vardık.

Heyhat !! Soğucak yayla.Samanlı dağlarının ortasında ıssız,resmi orman kulübesi hariç tek bir
yayla evi olmayan,yaban,ürküntü verici ve düdenlerce delik deşik edilmiş adı gibi soğuk yayla.Ne anılar bıraktı şu garip becileyinde.Bu yayla ile ilk tanışmamız unutulur mu? 2000 yılının buz gibi bir sonbahar akşamüstü gözgözü görmeyen bir siste ve sinsi sinsi yağan bir yağmur altında yayladaki kulübede sonuçlanan- ki ısınmak için yarısı olmayan kereveti yakmıştık- keşif gezisi.Hey gidi günler hey, emmevelakin şimcik buraları gözüm kapalı(körleme) gezerim.Ya da 2002 Ekiminde yine Soğucak'da sevgili zevcem Serpil'e yaptığımız sürpriz doğum günü hiç unutulur mu? Neyse arkadaşlar lafı fazla uzatmayalım- zaten tek parmakla gıdım gıdım yazıyorum- molayı yaylaya girer girmez eriyen kar sularının oluşturduğu minik dereciği görünce verdik.Çorbamızı içtik,içimiz ısındı,yola koyulduk.İlk kez çıplak gözle bir"Düden" i bu kadar yakından gördük ( Düden: içinde suların battığı mağara,mağara ağzı).Hacıhüseyin tepelerini de geçip iyice kuzeye döndüğümüzde karşımızda aşağıda olanca güzelliği ile İstanbul deresi vadisi ve Sapanca Gölü.Bu arada rakım 1150 m. bundan sonra minik bir keşif daha yapıp her zaman indiğim Büyük Nikola tepesi eteği patikalarını değil sağdaki Küçük Nikola patikalarını kullanayım dedim.Ama itiraf edeyim bu keşif 3 saat önceki kadar verimli olmadı hatta yolu uzattı.Maalesef su depoları uğruna ormanda büyük tahribat yapılmış.Sürekli inerek (tabanlarımız ağrıdı) ve İstanbul dereyi izleyerek yer yer geçerek 2,5 saatte Erdemli köyüne indik.Bu arada Selo kankam ve bendeniz akşam nevalesi için epeyi k "Kaldirik" yani hodan bilimsel adiyle "Borago Officinalis" topladık.Hani eve elimiz boş dönmeyelim hesabı!! Dönüş yolunda Aycan kardeşim sağolsun onca yorgunluğuna rağmen,Hüseyin abisini kırmayıp kulaklarımızın pasını sildi.

Eskiyayla-Erdemli geçişini yapan -ve de dahi yapmayan- tüm ayakizleri sağolsun.

Hüseyin Şişman